Neriman dadımız hep bahsediyor bir süredir. “Sultan Hanım İda’nın bakıcısı, pek hoş hanım, arada bir parkta beraber yürüyoruz. Eğer izin verirseniz bir gün oturmaya da çağırıyorlar” diye. Ben hep zannettim ki Tuna da işte el mahkum kızla takılıyor dadılar takılırken….Sonra araya hastalıklar girdi bir süre görüşemediler. Dün ve bir önceki gün havalar güzelleşince yine buluşmuşlar bizimki de 2 gecedir uyumadan önce klasik sıradan saydığı tüm aile fertlerinin yanına bir de “didaaa” yı ekledi….

Yani şöööyle: Anne, baba, annane, dede, dede, dede, (iki dede var ya bi de kendinden ekler), babaaa (sanırım babaanne), dayii, ammdaa (amca), ayiii (ayısı, pardon ayıları), dadıı, teyyyzee (artık kimse bazen dadı yerine), didaaaa 

Oğlum aşık olduuuuu :(  

(evet durun şimdilik üzüleyim bari. sonra nasılolsa gerçekten aşık olup giderken onun mutluluğu için yüreğimize taş basıp sevineceğiz.) 

İda’nın resmi en yakın zamanda karşınızda olacak hele bir Nero’muz (bu da bizim “Nero”muz taze teyze Ayşecim) cep telefonundan fotoğraf çekmeyi öğrensin de :)) 

Şaşkın Anne (aşk nasıl bir şey yaaa her yaşta her an hayatımızda)