Alıştık bayağı zamandır video gönderilere ama bu sefer videomuz değil bir hikayemiz var…

İnsanın etrafında dünyayı başka bir gözle gören, en saf en yalın haliyle algılayan birilerinin olması inanılmaz bir deneyim. Her anne baba, teyze, hala, amca, dayı bundan yararlanmalı bence.. Tuna ile yaşadıklarımız da tam bu tanıma uyuyorlar. Bazen öyle bir hareket yapıyor ya da laf ediyor ki, sözün bittiği noktaya geliveriyoruz…Kim kimi eğitiyor, yol gösteriyor belli değil. Hikayemiz de buna bir örnek:

Gece yatmadan tam önce standart yatmama krizlerinden birine giriyoruz. Tuna tam anlamıyla gözünün üstünde kaşın var diyerek ağlıyor bağrıyor. Yukardan aşağı inmek istiyor. Annesi ile cebelleşip duruyor. En sonunda merdivenlere kadar geldi. Ben de salondayım. Müdahale etmemeye de çalışıyorum sonra anne kızıyor. Dayanamadım, ama bir yandan da yarım saattir ağlaması ile gerilmişim.

“Eh Tuna” dedim. “O kadar çok bağırıyorsun ki başım şişti!”

“Hayır şişmemiş” diye yanıtladı ama bir yandan da ağlıyor.

“Gerçekten şişti Tuna. Sen bağırdıkça daha da şişiyor!” diye üsteledim. Akabinde bombayı patlattı.

“Söndür başını! Söndür o zaman şişmesin”