Archive for the ‘Tuntinikolar’ Category

Uzun zaman sonra yeniden…

Saturday, February 6th, 2010

Merhaba tuntunam,

Hayatta insanın bazen zor dönemleri olur, kafası karışır, hayatında değişiklikler yapar veya yapmak ister. Ben de son dönemde iş değiştirdiğimden beri hayatımdaki bir sürü şeyi ihmal ettim galiba…başta bu blog’u…işten kalan vakitte seninle vakit geçTunaYakinirmeye öyle çok odaklandım ve işe de öyle önem verdim ki…

Bu arada sen büyüdün…bıcır bıcır konuşmaya başladın…taşındık ve yepyeni bir odan ve bahçen oldu.

Şimdi sana söz vermek istiyorum ki sana seni anlatmaya devam edeceğim. Bugün buna yeniden başlama fırsatım oldu çünkü babaannendesin…:) ve ben sen olmadığında da yine seni düşünüyorum.

Evet sevenlerine duyurulur. Ne pahasına olursa olsun (doğru düzgün bir bilgisayar olmasa da fotolar yüklenemese de) ben 2010 yılında tuntuna.net’i yine tuntunamla donatmaya devam edeceğim.

Şimdi bir kaç bilgi:

  1. Tuna 2. yaşına çişini lazımlığa yaparak girmişti. Kakasını da lazımlığa yapmaya başlamıştı ki taşındık. Şimdi kakasını yine bezine yapıyor….
  2. Evet tuna artık yeniköy’de oturuyor. Odasına özel bir bahçeli balkonu bile var.  Son 5 aydır çok aktif olmasa da misafir ağırlamakla meşgul :)
  3. Ama arkadaşları azaldığı için pek yakında okula başlayacak.
  4. Tuntuna artık kendisi yemek yiyor (?) diyelim…ama aslında yemiyor. yani yiyebilecekken pek yemiyor. Birazcık tv e bakmayı seviyor bu arada yemek haybeye gidiyor biraz.
  5. Bizimle sofraya oturduğunda ise atıştırıyor.
  6. En son dialoglardan biri:
    1. “hmm. baba t-shirt giy. (eline çekmeceden mavi uzun kollu sweaterı çıakrtır.) Ancak onunla işe de giden babaya bakıp…”yok. olmaz. sen iyisi mi ötekini giy” der ve başka t-shirt verir.
  7. Akşamları kendisi uyuyor (iken son 4 haftadır hasta olup iyleştiğinden beri süreçte değişiklikler oldu. Şöyle ki….)
    1. Babasüt (babası ile uyuma prosesi başlamazsa olmaazz)  ile başlıyoruz.
    2. “Kakam var” ile devam ediyoruz.
    3. “Anne gelsin kakayı temizlesi”n ile anneye geçiyoruz.
    4. Anne temizledikten sonra “anne masal oku” ya geçiyoruz
    5. Elimizde parıldayan aydede ve yıldızlarla birlikte gökyüzünde seyahate çıkıyoruz.
    6. Sonra tam uyku geldiğinde yeniden “baba gelsin” şeklinde başa dönüyoruz :)
    7. Ve bu şekilde devam eden bir sarmalda ilerliyoruz.  Her çağırdığı kişiyi ne pahasına olursa olsun yanında tutmak tek emeli…
    8. Tuna artık büyüdüğüne karar verdi ve bizim yatma saatimizde uyumaya karar verdi anlayacağınız. ve o saate kadar da odasında birini istiyor.
    9. Ertesi gün dadısına anlatıyor : “Ben dün gece öööh öööh yaptım. çOk ağladım. annemi babamı üzdüm.”
    10. Oglum sen üzülme yeter dediğimizde “oooh kuzuuum” diyerek yanağımızı okşuyor…

Gel de kız şimdi bu velede….Geçen gün sana kızmak istemiyorum dedim “bence kız” dedi !!

Durum bu…son dönemde ipler ellerinde yani…

Resimler geliyooorr….tuntunanın son resimleri :) Pek yakında….

Kontrolü yitiren ama yine de varlığında içi ısınan mutlu anne :)

Tuna 2. oluyoooor !!

Saturday, April 18th, 2009

Merhabaa,

2 ayi gecmis…yeni is meni is derken tuntunamla ilgili sizleri çok habersiz bırakmışız. Tuntuna artık konuşuyor bayağı…en komik cumlelerden ornekler:

- anne hadi hampikidi…(yatakta hampidik yapmak dövüşerek oynamak, koklaşmak vb.) 

-baba kiiimizii apaka kıçart (kırmızı ayakkabıyı çıkart ben giyecem) 

-anne bi sus

-sona göyüşüyüz (komşulara vb.) 

-vavi ayaba gitti (dayısı gittikten sonra camdan el sallarken) 

-anne sutten kıçart (sütyen kelimesini söyleme gafletinde bulundum evet !) 

bunun gibi bizi kopartan daha pek çok cumle ve kelime var elbette…

ama yine de burada ne video ne de resim sizlere anlatabilir ne komik ve inanılmaz değerli anlar yaşattığını bizlere…o yüzdeeen hepiniz 2 mayıs cumartesi günü tuntunanın 2. doğumgününe davetlisiniz. 

1 mayıs tatil olursa da o zaman yaparız asıl gününde. simdilik 2 mayıs diyelim…

yer: Aykut Barka Parkı – ULUS…

saat: 14:00 – 18:00 

Cebim: 0 533  661 92 02 

Gelebilecek olanlardan haber bekliyoruzz..

mesgul anne

Ütü..(ü’ler şapkalı u olanından)

Wednesday, February 4th, 2009

tunishko ile geçenlerde ben tuvaletin ustunde o da lazımlığında uzun suren cis yapma seanslarından birindeydik. Yerde odasındaki vaporizatörün  (odanın nemini sabit tutmak için soğuk suyu ionize edip buhar veren bir alet) kutusu vardı. Ona “gemi” dedi, benzetti sanırım. Ben de açıklamaya başladım:

 - Tatlım o hani senin odandaki vuu var ya, içine su koyuyoruz buhar çıkıyor. Ondan işte…

Şöyle bir cevap aldım:

- Ütüüü (?) 

Tabii ben şok bizim buharlı ütüyü görüp de adını duyduğundan bihaber olaraktan….

Annecim şapkan :)

Monday, January 12th, 2009

Herkese selam,

Haftasonu once Yaso’nun Levin’i ertesi gun de Emre’nin Defne’si ile beraberdik. Her iki bebegi de kucagima aldigimda TunTunam hic benimle ilgilenmedi. Ne bebeğe ekstra bir sevgi ne de beni kıskanma belirtisi gösterdi. Hem sevindim bir kardeşi olsa belki kıskanmaz diye hem de birazcık içim buruldu laf aramızda :)  

Neyse ama oğlumun beni ne kadar düşündüğünü bu sabah çok daha iyi anladım. Kapıdan çıkarken çizmemi giymek için eğilmiştim. İçeriden gidip bana beremi getirmiş başıma takmaya çalışıyor…(kapka kapka…diyerekten) 

Canimmmmm kuzummmmm benim. 

Ahhh işte böyle…annem derdi de gülerdim. Sizi sevdiğini gösterdiği her an ne kadar da herşeyden değerliymiş gerçekten !!

Anne baba iş ?..

Tuesday, January 6th, 2009

Her sabah tuniko uyanıyor bizimle yatakta biraz “kurtlar kuzular” yapıyor. (Bu terim Tarıman ailesine özeldir. Anlamı yorganın içinde sarmaş dolaş dışarıda kurtların ve kuzuların olduğu vahşi ortamdan uzakta birbirinin sıcaklığı ile mayışmak ve hayattan mutlu olmak.) Sonra biz giyinmeye başlayınca “anne işş, baba işş, anne mama, baba mama” diye diye ortalıkta gezinmeye başlıyor.  Sonra arabaya inince de bize camdan el sallıyor. Ben de ona aşağıdan zıplayarak el sallıyorum.  Aramızda bir espri yani bu. 

Dün bu rutini o kadar çok hararetle istiyordu ki kapıdan çıkarken “tunacım hadi bye byee gel seni….” derken daha kapıyı üzerime hızla kapattı sonra hızlı hızlı  dadısının kucağına gitmiş camdan benimle o oyunu oynayacak diye…

Yani bu işş’e gitme olayını da bir oyuna çevirdik. pek mutluyuzzzz. adeta evden kovalanırcasına çıkıyoruz. :)