Archive for the ‘Uncategorized’ Category

Annesinin Çorbası

Tuesday, February 23rd, 2010

Bugünlerde bir reklam var tv’de, “Okula anneniz yerine çorbası gelse daha iyi değil mi?” spotuyla yayınlanan…

Hande kızacak ama şu fotoğrafa bakınca aklıma ilk gelen şey bu oldu…

Vınnnn

Saturday, February 6th, 2010

Kuzen Barkis’in yaratıcı ve incin top atan mekanda gerçekleşen doğumgününde katıl(a)madığımız hiking sırasında biz de gördüğünüz gibi araba kullandık.

kartepe ye gittiğimizde bakalım napacaz…henüz kar yokken bile dağ yürüyüşü bizi biraz gerdi :)

Bu ses ne mi? tahmin edeceğiniz gibi “vınnnn şimşek mc queen sesi” hatta bizim geceleri kuyruklu yıldızımız bile “vınn” diye şimşek gibi götürüyor bizi aydedeye…

tipik benlik sorunu yaşayan “biz”bize anne.

TunaATV

Ve huzurlarınızda Didaaa !

Thursday, February 5th, 2009

Hatırlarsanız vakti zamanında Tuna’nın bir arkadaşından bahsetmiştik. İda ve onun dadısı Sultan Hanım ile bizim dadımız ve Tuna pek sık görüşüyorlar. Resim çeksin diye yalvarma noktasına geldiğim bir günün ertesinde Neriman Hanım evdeki eski fotograf makinası ile bir iki resim çekmeye çalıştı. Pek başarılı olamamış ama akşamları yatmadan önce sayıkladığımız tüm aile fertlerinin yanısıra Dida ve Sultan ikilisinden buyurun Dida !!!  Huzurlarınızda…(ben hala zat-ı şahaneleri ile tanışamadım)

 

[Gallery not found]

Portakalımı sıktım, başucuma koydum..

Friday, January 23rd, 2009

Annesinin işi olduğu için o akşam biraz geç gelecekti. Ben biraz erken gelerek Tuna’yı dadısından devraldım. Tabii tüm şımarıklıkların kaynağı olan bana daha dakika bir “beybi, beybi” diye sayıklamaya başladı Tunacığım.

Türlü oyunlar, dikkatini başka yöne çekme çabaları, hiçbiri işe yaramadı. Hande’nin talimatları gereği “beybi” (baby tv’nin açılması talebi) sözcüğü bir kulağımdan girip öbürkünden çıkması gerekiyor. Neler neler yapmadı ki Tunişko.. Uzaktan kumandayı getirdi elime verdi “Aç!” dedi. Açmayınca sinirlendi yere attı. Piller dağıldı. Sonra pilleri topladı, kumanda ile birlikte bana getirdi. Pilleri gösterip “koy!” dedi. Ama annesinden korkuma valla kılımı bile kıpırdatamadım. Neyse biraz dikkatini başka yönlere çekmiştim ki o ara bir “vuuu!” dedi.

Derin bir rahatlamayla “Hangi vuu! Tunacığım, ne istiyorsun?” dediğimde ise “Pottakal” dedi. Ah ne güzel hem portakal suyu içmek istiyor hem de televizyonda kurtulduk diye hemen mutfağa portakal suyu sıkmaya gittim. Gelin görün ki salondaki hesap mutfağa uymadı.. Buyrun seyredin nasıl uymadı..

 
icon for podpress  Podcast Video: Play Now | Play in Popup | Download

Babane kreasyonu!

Wednesday, January 7th, 2009

Babanemiz yeni yıl için Tunişko’ya yeni yelekler örmüş. Tuna’nın ilk söylediği giysi “yelek”, yataktan kalkma sürecinin bir parçası olan yelek giyme ritüelini öylesine benimsedi ki, günaydın demeden (ki hala günaydın demiyoruz) “yelek” demeye başlamıştı.

Dedik ki bu Nigoş kreasyonu “haute couture” yeleklerimizle bir defile yapıp poz verelim… Nerede? İlk pozun üstüne Tuna annesinin elinden kurtularak tüm azim ve gayreti ile hedefi fotoğraf makinasına kilitledi. 

Eh o kadar azmin elinden uçan kuş kurtulamazken, fotoğraf makinası da makus talihine teslim oldu. Son fotoğrafta annenin pes edip ortamdan nasıl uzaklaştığına dikkat çekmek isterim.